Nişantaşı-Teşvikiye'den, İstanbul'un varoşlarına;
mankenlikten, vücut geliştirmeciliğe; bale/piyano/resim derslerinden, matbaaa işçiliğine,
araştırmacı yazarlığa, batakhanelere,
Anadolu'nun ücra köşelerinde motorculuğa uzanan bir yaşam öyküsü!
|
Kimseyi dinlemeden, genelgeçer kurallara baş kaldırarak yaşamanın kişiye neler kazandırıp, neler kaybettireceğinin hikayesi!..
|
Resimlere tıklayarak orijinal boyutlarında görebilirsiniz!
Yazarlığım
Mankenliğim
Vücut Geliştirmeciliğim
Motorculuğum
Erotik Websitem
BDSM Websitem
BEBEKLİĞİM
(Bebeklik resimlerim için tıklayın!)
|
İstanbul/Teşvikiye'deki Güzelbahçe Kliniği'nde dünyaya geldim. Anne tarafım, Osmanlı sarayı ile ilişkili. Aileme, padişah Sultan II. Abdülhamit tarafından verilmiş bir berat var (sağda). Buna rağmen dedem Şevki bey, Atatürk zamanında Nice'e kültür ateşesi olarak yollanmış bir aydın, anneannem ise bir öğretmendi. Büyük babam Türkiye'ye gelmiş bir Yugoslav asker, babannem Gürcü ailenin kızı. |
 |
|
|
GENÇKIZLIĞIM
|
Çocukluk ve genç kızlığım kışları Nişantaşı, Teşvikiye caddesi, İnayet apartmanında; yazları ise Boğaz'da (Büyükdere) kiraladığımız yalımızda geçti. 2008 yılında yayınlanan Aşk-ı Memnu dizisinin çekildiği yalının biraz aşağıdında!..
|
 |

"Elvin" adlı sandalımla Nur Taviloğlu ile. |

Tarabya'da bağlı duran sürat teknemizde. |

Yalının balkonunda. |

Yüzerken |

Yalı |
İLK-ORTA-LİSE EĞİTİMİM
|
İlk, orta ve lise eğitimimi 574 Elvin Edis olarak, evimizin bulunduğu caddenin (Teşvikiye caddesinin) karşısındaki Şişli Terakki Lisesi'nde tamamladım. |
 |

2. sınıfta sergi. Soldan Ekin, ?, Gülçin Kocapınarlı, ?, ben, Mine, Işıl, Ferdağ, ?. |

3. sınıfta Çiçekçi Kız piyesinde. Soldan Nüket Piyale, ben, Gülçin Kocapınarlı. |

Son sınıfta sınıf arkadaşlarımla çayımızda. Soldan Mikail, Gülay, İsrael Bovate, Erhan, ben, Ayfer Bayık, Alber, Ömer Tuzcuoğlu, Sevil Devrim, Mustafa. Önde oturan Mehmet Güngör. |

Mezuniyet balosunda soldan sağa: Mikael, Sevil Devrim, Alber, ben ve İskender.
|

Mezuniyet senemin yıllığında hakkımda yazılanlar.
|
AİLEM
|
Ailemin maddesel durumu iyiydi: |
 |

Babam ve ben, sıklıkla gittiğimiz ve 80'li yılların en popüler gece klübü Palet 2'de. |

İki yaşındaki Mercedes arabamızın yanındayım. |

İnayet apt.da, babamın çalışma odasında.
|
SANATSAL UĞRAŞLARIM
|
Ailem, bana iyi bir eğitim vermek adına resim, müzik ve bale dersleri aldırdılar: |
 |

11 yıllık bale geçmişim var. Madam Edita, madam Lili Barokas ve madam Arzumanof’un öğrencisi olma şerefine eriştim.
|

Çizdiğim karakalem portrelerimle.
|
Vakur Sağmen ve ünlü kompozitör Nuri Sami’den sekiz yıl klasik piyano dersleri aldım. Chopin valsler düzeyinde piyano çalabilmekteyim.
|

Teşvikiye'deki evimizde, klasik keman ve flüt çalan babam ile birlikte. |

Yazın bir ayını geçirdiğimiz Büyük Tarabya Oteli balo salonunda.
|
ÜNİVERSİTE EĞİTİMİM
|
Liseden mezun olduktan sonra ailemin baskısıyla "okuyup adam olmak" için üniversite giriş sınavlarına katıldım ve üçüncü tercihim olan Boğaziçi Üniversitesinin Bilgisayar Programcılığı bölümünü kazandım.
|
|
Kısa sürede ağır akademik eğitimin bana uygun olmadığını anlayarak ilk fırsatta yeniden ÖSYM'ye girip kaytarabileceğim bir fakülte olan, İst. Üniversitesi'nin İngiliz Dili Edbiyatı bölümünü yazdım ve kazandım... ardından bu bölümde 1 yıl süründüm!
|

BURAYA DEK HERŞEY NE GÜZEL DEĞİL Mİ?
"HALİ-VAKTİ YERİNDE" VE İYİ BİR AİLE, ÖZENLE YETİŞTİRİLMİŞ BİR GENÇ KIZ... BUNDAN SONRA "EVLENİP, MUTLULUK İÇİNDE YAŞADIM" DEMEMİ Mİ BEKLİYORSUNUZ?
OYSA MACERA BUNDAN SONRA BAŞLAMAKTA!
MANKENLİĞİM (Mankenlik resimlerim için tıklayın!)
|
19 yaşımı bitirmemle baş kaldırmaya koyuldum ve LCC Mankenlik Okuluna katıldım. Mezun olduktan sonra manken-fotomodel olarak çalıştım.
|
 |

Diplomam
|
|

Fabrika halıları hakkındaki bir haberde konu mankenliğim.
|

Ünlü modacı Müberra Yorgancıoğlu'nun bir ekspozisyonu sonrası.
|

Etap Oteli saunasının açılış haberindeki konu mankenliğim.
|
MATBAACILIĞIM
|
Mankenlik mesleği, kişiliğimin maceracı yönünü tatminden uzaktı. Çıtır olmak başta çok cazip görünse de kısa sürede canımı sıkmaya başladı. Bu nedenle ajanstan istifa ederek İstanbul/Aksaray'daki Yenilik matbaasında editör olarak işe girdim. Ama masa başında oturamadım ve atölyeye girip sadece erkek işçilerden kurulu bir ekip içinde tipo (ofset ve bilgisayar teknolojisi öncesi kullanılan bir baskı makinası çeşidi) kullanmayı ve mürettipliği öğrendim.
|
MOTORCULUĞUM
Erkeklerin yaşamı çok hoşuma gitmişti; bana, sevgililerimin ve mankenliğin veremediği heyecan ile özgürlüğü veriyordu. Bu iki kavrama daha fazla sahip olmak için babamdan motor dersi almaya başladım. Ama ne yazık ki başarılı olamadım. Motorculuk yaşamım hakkında geniş bilgi için tıklayın!
Başarısızlığım nedeniyle çok kötü bir depresyona girince ailem beni Amerika'ya (California-San Diago, New Jersey) yolladı.
|
VÜCUT GELİŞTİRMECİLİĞİM (Diğer vücut geliştirmecilik resimlerim için tıklayın!)
|
Amerika'da erkeksi bir kadın olup body'ciliğe merak sarmamak olası mı? Kısa sürede kendimi vücut geliştirme salonlarında buldum.
Türkiye'ye döndükten sonra da Amerika'da merak sardığım Bodybuilding sporuna İstanbul Harbiye'deki Weider Vücut Geliştirme salonunda Ohannes Margosyan'ın hocalığı ile devam ettim. 11 yıllık aktif bodybuilding geçmişim var. Son 10+ yıldır evimdeki bench press, leg curl makinam ve 60 kg. ağırlığım ile çalışmayı sürdürüyorum. |
 |

|

|

|

|
DANSÇILIĞIM (Topless dansçılık resimlerim için tıklayın!)
|
Body ortamında çıplaklık doğaldı. Amerika'dayken, kolay para kazanmak adına bir arkadaşımın yönlendirmesiyle onun çalıştığı bir "night club"da dansçı olarak işe girdim. Tabii ailemin haberi olmadan! Geçmişteki bale eğitimim nedeniyle büyük keyif alarak çalıştım. |
 |
|
|
|
|
OKÜLTİSTLİĞİM
1984'ten başlayarak 10 yıl boyunca Türkiye’de büyük bir adept'ten maji(büyü); Amerika’da üyesi olduğum mistik gruptan astroloji, tarot, dinler tarihi ve el falı eğitimi gördüm. Bir süre profesyonel astrolog ve falcı olarak çalıştım.
KÖŞE YAZARLIĞIM
İKİNCİ EVLİLİĞİM
1992 yılında yeraltı dünyası ile organik bağları bulunan birine aşık oldum.
Başımı örtmeye ve imam nikahına bile sıcak bakmaya başladım!
Sonunda benden beklendiği gibi seksi bir hanım olmayı bile becerdim. Vücutçu, motorcu Elvin, aşk adına değişebilmişti!
1994'de onunla evlenmeyi başardım!
Çok farklı bir kültürden bir erkekle evli olmak beni öylesine mutlu etti ki(!), sonunda nikahta takılan tüm mücevherlerimi gizlice satarak bir motor aldım ve biker-life style'a geri döndüm.
Bu ikinci evliliğimden geriye ağabey dediğim bir dostum (eski kocam) ve bu evlilik sürecini anlatmak için kaleme aldığım
Ölümüne Sever Maçolar adlı bir feministik deneme-roman kaldı.
ÜÇÜNCÜ EVLİLİĞİM
Lone-rider'ken (yalnız motorcu) birgün Faramarz Azar ile tanıştım. Tanışmamızın 4.ayında -ikimiz de evli olduğumuz halde- birlikte kaçtık! Peşimizde kocam ve adamarı ile!!! Dedeman oteli önünde bile silahlar çekildi!!!
Zorlu boşanmalar sürecini atlattıktan sonra, 30/1/2002 günü "e, bi de evlenme macerası yaşayalım" diyerek resmi nikah yaptık.
Evlendikten sonra da motor üzerinde, serserice yaşadık. Motosiklet Dünyası dergisindeki aylık köşemiz için iki motor, kışları, hatta karda bile yollara düştük.
Motosiklet Dünyası dergisine yaptığım bölümler için tıklayın!
WEB SİTESİ SAHİBELİĞİM
4. yılda yaz-kış motor üzerinde, uzun yollarda yaşamak yorunca eşimi -Boğaziçi Üniv.de bir süre eğitimini aldığım- bilgisayarlarla ile tanıştırdım. Bir süre sonra bir site kurarak websitesi tasarımı işine girdik; ben de ayrıca elvinazar.com açtım. Evde, PC başında oturma sürelerim arttıkça eski işim olan araştırmacı yazarlık yeniden canlandı, üç kitabım daha basıldı.
Kısa sürede ağır araştırma kitapları yazmaktan yorulup yaşamın en eğlenceli bulduğum yönüne, seks alanına, bir kez daha daldım! Sitemi erotik site temeline çevirecek ve biraz eğlenecektim! Hemen erotik öyküler yazmaya ve bunları sitemde yayınlamaya başladım. Hikayelere ek olarak
hızlı yaşamım boyunca edindiğim seksüel bilgileri de paylaşıyordum.
Günlük ziyaretçi sayım kısa sürede 1000'i aştı. Yaramaz bir ikizler burcu olarak bir adım daha ileri gitmeye ve siteme soft-ero resimlerimi
yüklemeye karar verdim. Amacım asla ilişki kurmak değil, sadece erkekleri uyarıp eğlenmekti. Erkekleri uyarmanın yolu ise tabii ki onların istediği kalıba girmekle mümkündü. Ben de onların zevkine uygun bir kimliğe bürünerek sitemde resim galerileri açtım. :-)
Kısa sürede herkese cinsel özgürlük çağrısı yapsamda kendimin bu olağan cinsellik ortamında hiç de özgür olmadığımı gördüm. Edilgen ve nazlı kimlik, her ne kadar erkekler ve tüm toplumca baştacı edilse de, gerçeğimle çelişikti. KAdınların baskın olduğu alana, BDSMye kaydım. Yıllar öncesinden (ülkemde bu konunun -hatta bilgisayar adlı aletin- adı bile bilinmezken) hayli deneyimim vardı.
06 Şubat 2007de BDSm ve fetişizim temelli Ms-Elvin.com'u açtım... 27 Temmuz 2007'de ise elvinazar.com'un -olağan cinsellikle ilgili- linkilerini ve tüm resimlerimi sildim.
Ortalama 3+ yıl süren aktif Sahibelik yaşamım oldu. Bu süreçte birçok köleye seans verdim, bu konuda hayli tanındım, 6 tanesi 30 dakikalık, 3 tanesi 20 dakikalık, kalanları klip şeklinde 13 adet BDSM/fetişizm filmi çektim.
Ne yazık ki erkek baskınlığı yeniden karşıma çıktı: Sahibe kimlik ve görünümü kölelerce (erkeklerce) belirlenmiş, Sahibeller bu şablona tıkılmıştı. Bir diğer deyişle kadın egemenliği ortamında bile erkekler belirleyici idi! Yüceltilen Sahibe tipi sürekli ters ve sürekli stiletto topuklu ayakkabılar ile gezen, ayaklarını yalatan, seksi kadındı. Bense kovboy çizmeli, neşeli, hem seven/hem döven, dışa dönük, erkeksi kimliği olan, ayak yalatmayı değil, köleme acı oyunları uygulamayı ve baskı altına almayı bekleyen bir Sahibeydim! İlk yıl, ilk heves, uyum sağlamaya çabaladım. İkinci yılda kimlik çatışmaları iyice su yüzüne çıktı. Üçüncü yılda ise –bana dolaylı olarak uygulanan- baskılar benim açımdan taşınamaz hale gelince bu alandan ayrıldım; sitemi de Olağan Seks, BDSM ve Lezbiyenlik olarak üc kategoriye ayırdım.
Hayatım özgürlük ve başına buyruk yaşama üzerine kurulu. Çevreme zarar vermedikten sonra, bana sorulmadan, düşüncem alınmadan, kimliğime uygun olup olmadığı düşünülmeden konulmuş tüm kurallara yan çizerek yaşarım.
2009 yılında 50 yaşını "idrak etmiş" bir serüvenci olarak edindiğim en önemli bilgi şu: Toplumu yöneten ataerkil mekanizma ne denli aktif olsa da –gariptir- asla insanları tamamen aldatamıyor; çoğunluk, toplumsal kurallara uygun yaşayanları değil, kurallara yan çizse de gerçek anlamı ile rahat ve keyifli olanları bağrına basıyor.
Beni tanımak adına zaman ayırdığınız için teşekkürler...
|
|